• Sitemize Puan Verin
  • A
  • A
  • A
..:: Diğer Haberler ::..

Özel hastanelere isyan bayrağı

  "Bu sefer bayrağı biz çekmedik. Konunun en yetkili ismi Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Mehmet Selim Bağlı’dan geliyor yolsuzluk isyanı. Bakın ne diyor Başkan Bağlı: “SGK bir geri ödeme kuruluşudur. Harcamaların 4’te 1’inin sağlık hizmetlerinin finansmanında kullanılır. Bu yaklaşık 60 milyar liraya denk gelir. Tedavi harcamaları 39.5 milyar, ilaç harcamaları 19 milyar TL. En fazla ödeme yapılan birim kamu hastaneleri. Özel sektörün sağladığı rekabet kamu için yol gösterici olmalıdır. Bu sektör ayakta kalacak. Sadece kamu ile sağlık hizmetlerinin sunulmayacağı tartışılmaz bir hakikat”. Buraya kadar her şey normal. Hakikat şimdi başlıyor; Hakimlik ve hekimlik mesleğinin yolsuzlukla yan yana gelmemesi gerektiğine vurgu yapan SGK Başkanı Bağlı, devam ediyor:

      ÖLÜYÜ TEDAVİ EDİYOR!

 
“Parayla bir hekimin çok fazla ilişkisi olmaz diye bilinir. Hele yolsuzlukla, usulsüzlükle hiçbir şekilde bunların yan yana gelmemesi gerekiyor. Bir hastane düşünün 124 bin vaka gönderiyor, bunun 123 bini acil. Orada atom bombası falan patlamadı. Hastane düşünün ölüyü tedavi ediyor, 60 yaşındaki teyzeye doğum yaptırıyor. Evlenmemiş kızımız gidiyor sezaryen ameliyatı oluyor, ortada çocuk yok, bir çocuk buluyorlar. Geriye dönük resmi bir muamele, evlilik cüzdanı çıkartılıyor. MERNİS’e kayıt yaptırılıyor. Bitmedi devamı var;  Ölü adam nasıl tedavi edilir? Cezaevindeki adam nasıl diyalize girer? Almanya’daki insan nasıl böbrek ameliyatı olur? Bunları görmüyor musunuz? Görüyoruz, yakalıyoruz, tedbir kararı koyuyoruz, fesih yapıyoruz. Ondan sonra hemen toplanıyorlar, ortaklar orada çalışanlara devir yapıyorlar, ’Yeni bir şirket olarak geldim benimle sözleşme yap.’ Şeytan taşlamaktan salavat çekmeye vakit bulamadık. Bize verilen talimat bu sorunları çözme yolunda. Bu sektör ayakta kalacak. Hep beraber bu problemleri aşacağız, yeter ki uzlaşı içerisinde olalım.”
      
       KİŞİYE ÖZEL MUAMELE
 
Bulamayız Başkanım bulamayız. Çünkü adı üstünde “özel” hastane… Yani kişiye “özel” muamele… ‘Masraflar çıkmıyor’ dediler muayene ücretlerinde farkı getirdiniz yüzde 200’e, yetmedi doktor farkı da koydunuz. Ama yetmiyor, görüyoruz ve duyuyoruz ki bir de acile göz dikmişler. Ancak unutulan bir nokta var; bütün hastaneler ve sağlık kuruluşları SGK ile sözleşmesi olsun olmasın, acil durumda olan tüm hastaları muayene ve tedavi etmek zorundadır. Hastadan veya hasta yakınlarından para istenmez çünkü tüm acil sağlık giderleri SGK tarafından hastanelere Sağlık Uygulama Tebliği fiyatları üzerinden ödenir. Bu durum acil hal bitene kadardır. Acil hal bittiğinde hasta (hastanın sağlık durumu stabil hale veya nakle hazır duruma gelmişse) ya devlet hastanesine nakil isteyecek ya da özel hastanenin taksimetresine razı olacak.
   Travma vakaları, acil servis başvuruları sonrası hastaneye yatışı yapılan vakalar,  tıbbi müdahale uygulanan vakalar, müşahede altına alınan vakalar, sevk edilen ya da başka bir sağlık hizmet sunucusundan sevkli gelen vakalar acildir.
    
     ZAYIF ANDA ATTIRILAN İMZA
 
Sayısız telefon ve yazılı şikâyet geliyor özel hastane faturalarından bir de hasta ve yakınlarının duygusal olarak en zayıf olduğu anlarda attırılan imzalardan. Şimdi dikkatle okuyun:
 
Size girişte imzalatılan evrakın hiçbir geçerliliği yoktur. Acil hal bitene kadar tüm tedavilerin ücretsiz olarak uygulanması gerekmektedir. Acil hal bittikten sonra hasta ya da hasta yakınına sevk veya tedavi devamı için bilgi verilir, buna göre hasta ya da yakını taahhütname imzalar. Yalnızca bu belgenin geçerliliği vardır. Faturasız veya belgesiz tedavi ödemesi yapmayın. Sizden acil tedavilerinde para talep edildiğinde Alo 170 SGK, Alo 184 Sağlık Bakanlığı, Alo 189 Maliye Bakanlığı şikâyet hatlarını devreye sokun.
 
Özetle ve “özel” nedenlerle; atom bombasına gerek yok, devletin üstünden milyonlarca vurgun yapan hastanelerin yanında sahte boşanıp yetim maaşını alana kızmamak lazım. Balık daha baştan kokuyor…